9.2.2018

Kütahya Belediyesi olarak 2018 yılının en önemli Kültür ve Medeniyet Projesi olarak gördüğümüz, Açık Üniversitenin ilk dersi Milli Eğitim, Kültür ve Turizm Eski Bakanı, Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Nabi Avcının katılımıyla açıldı.
Geçmişi geleceğe taşımak amacıyla Türkiyede ilk kez Kütahya Belediyesi tarafından başlatılan Açık Üniversitenin açılışı Hezar Dinari Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.
Açık Üniversiteyi konu alan video sunumuyla başlayan açılış programı Kütahya Belediye Başkan Yardımcısı Ali İhsan Ertaşın konuşmasıyla devam etti.
Konuşmasına şehitlere rahmet dileyerek başlayan Belediye Başkan Yardımcısı Ali İhsan Ertaş, Zeytin Dalı Harekatında mücadele eden güvenlik güçlerimize Allahtan başarılar diliyorum. Şehitlerimize Allahtan rahmet, gazilerimize de acil şifalar diliyorum. İnşallah huzurlu, güvenli bir şekilde alnının akıyla çıkarız, temennimiz bu yönde dedi.
Toplumların kendi aralarında ve kendinden önceki ve sonraki nesillerle kurdukları kültürel iletişimin ana bağlayıcısının sahip olduğu medeniyet olduğunu belirten Belediye Başkan Yardımcısı Ali İhsan Ertaş; Medeniyet kavramının içerisinde yer alan en önemli unsurun şehir ve insan olduğunu kaydetti. Başkan Yardımcısı Ertaş, Kendi topraklarının geçmişiyle bağı olmayan, başkalarının diliyle konuşan, gözüyle gören, aklıyla düşünenler kendi medeniyetini hiçbir zaman inşa edemez. Kendi hakkında idraki olmayan kişi de ne kendine ne de tarihine saygı duyar. Başka milletlerin kültür ve tarihlerinde yanaşma, sığıntı olarak yaşamaya devam eder. Sayın Cumhurbaşkanımızın hedef gösterdiği 2023, 2071 hedeflerine ulaşmak sadece teknik anlamda değil topyekun anlamda olması gerekir. Bunun için de ülkemizi bir hedefe taşımak istiyorsak medeniyet tarihimizi maddi, manevi, fikri, tüm yönleriyle bilmemiz gerekiyor. Esas amacımız, medeniyetimizin ruhunu taşıma, yeni nesillere aktarma noktasında yeni bir şeyler yapmak. Bunun içinse gençlere çok ihtiyacımız var. İnşallah bu gençleri oluşturabilirsek medeniyetimizin tekrar ayağa kalktığını göreceğiz ifadelerini kullandı.
Kütahya Belediyesinin Açık Üniversite programını başlatarak Türkiyede bir ilke imza attığını da ifade eden Belediye Başkan Yardımcısı Ertaş, Türkiyede özellikle son yıllarda artan kültürel üretimle birlikte birçok kurumumuz bu topraklarda geçmişte var olan medeniyeti bugünle ilişkilendirmek, zenginleştirmek konusunda önemli katkılar sağlıyor. Bu düşünceye katkı sağlayan kurumlardan birisi de Kütahya Belediyemizdir. Bu çalışmaların yönünü önemli ölçüde belirleyecek yeni bir perspektif sunmak amacıyla Açık Üniversite programımızı hemşehrilerimizle buluşturuyoruz. Bu bağlamda kendi kültür ve medeniyetimizin köklerini tanımak, anlamak, anlatmak, özümsemek, bunun için çalışmayı başlatıyoruz şeklinde konuştu.
Daha sonra Milli Eğitim, Kültür ve Turizm Eski Bakanı, Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Nabi Avcı açılış dersinin konusu olan Enformasyon hakkında bilgiler verdi.
Enformasyonun bilgiyle karıştırılan bir tabir olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Nabi Avcı, Enformasyon bilgi değil. Bilgi ve enformasyon birbirinden çok farklı idrak mertebelerine tekabül ediyor ve bunlar arasında niceliksel bir ilişki yok. Bunlar arasındaki ilişki bir mahiyet farkı ilişkisi. Onun için enformasyon toplumu da öyle herkesin bilgiden kırıldığı bir toplum anlamına gelmiyor. Günümüzde enformasyonun altında farklı bir dalga daha oluştu o da veri ve dünyada işler büyük ölçüde enformasyon ya da veri üzerinden yürüyor. Enformasyonla, enformasyon toplumuyla bizim ilişkimiz büyük ölçüde enformasyon teknolojilerinin gelişim hızının baş döndürücülüğü içinde geçti. Benim kuşağım kitabın, yazının ve dolayısıyla okulun toplumsal düşünme mecralarının merkezinde yer aldığı bir zamana denk geliyor. Oysa bugün bu tamamen parçalanmış durumda. Enformasyon toplumunda artık sanayi devriminin biçimlendirdiği eğitim kurumlarından ve ona ilişkin süreçlerden söz etmemiz mümkün değil; dağılmış vaziyetteyiz. Bu sadece Türkiyeye mahsus bir şey de değil dedi.
Türkiyenin eğitim alanında yazboz yaşamadığına vurgu yapan Prof. Dr. Nabi Avcı, Bazı kurumlar ki okullar da bunlardan birisidir, ilk doğdukları koşulları kaybetmiş, ilk doğdukları zamandaki biçimlenmelerini sağlayan koşullar ortadan kalkmış; ama sanki hala o ilk günkü tazelikleriyle varmış gibi görünen kurumlar. Tabi bunu şimdi buradan söylemek kolay. Milli Eğitim Bakanı olarak söyleyemezsiniz. Niye? Çünkü diyelim 80 milyonluk bir ülkede 22 milyon gencin eğitiminden sorumlusunuz, 1 milyon öğretmenden sorumlusunuz ve sizden beklenen, o büyük kitleyi bugünün icaplarına uygun bir eğitim sürecine almanız. Bu olağanüstü riskli ve zor bir iştir. O yüzden zaman zaman, artık gündelik sohbetlerin demirbaşı haline gelen, Ne olacak bu eğitimin hali? sorusu, yanlış bir sorudur. Türkiyenin eğitim alanında yine gündelik konuşmalarda çok sık söylenen, bir yazboz yaşadığı söylemi, doğru bir söylem değildir şeklinde konuştu.
Gelişen teknoloji hızının eğitime yansımaları hakkında da konuşan Prof. Dr. Nabi Avcı, Bu kadar büyük ve dinamik bir kitleyi ilgilendiren bir alanda, enformasyon teknolojilerinin böylesine hızla geliştiği bir alanda bu dönüşümleri gerçekleştirmek, otoyolda saatte 140 kilometre hızla giden bir yolcu otobüsünde rektifiye işlemleri yapmaya benzer. Gerçek hayatta böyle bir şansımız yok. Bir yandan enformasyon, bilişim, iletişim teknolojileri, muhtemelen silah endüstrisinden çok daha hızlı gelişen bir sektör oluşturuyor. Bundan 24 yıl önce kullandığımız bu cep telefonları yoktu. Şu anda, özellikle eğitim alanında kullandığımız, kullanabileceğimiz eğitim verimlilerinin yüzde 85i bundan 50 yıl önce yoktu. Biz 50 yıl önceki büyüklerimizin hiç bilmediği bir dünyada bütün bu süreçleri yönetiyoruz dedi.
Yapılan değişikliklerin bir sürecin devamı olduğunun altını çizen Nabi Avcı, Eğitim alanında yapılan bir reformun asgari sonuç vermesi 16 yıldır. Bugün okulöncesi eğitimin gerçekten ne kadar önemli olduğunu bütün araştırmalar gösteriyor. Demek ki okulöncesinde yaptığınız bir düzenlemenin olumlu sonuçlarını üniversiteyi bitirirken görüyorsunuz ama arada bir sürü müşkülata da sebep oluyorsunuz. Eğitim her Bakanda değişmiyor, benim Milli Eğitim Bakanlığımda ortaya koyduğum projelerin hepsi benden önce yapılmış çalışmalar. Nitekim bugün yapılanların da bir kısmı böyledir, bir sürecin devamıdır ifadelerini kullandı.
Açık Üniversite programı için Kütahya Belediyesini ve kayıt olan öğrencileri tebrik eden Prof. Dr. Nabi Avcı, Kütahya Belediyesinin 18 yaşını bitirmiş, her Kütahyalıya açık böyle bir süreci başlatmış olmasını çağın ruhuna çok uygun bir girişim olduğunu düşünüyorum. Bunun için de ayrıca tebrik ediyorum dedi.
Konuşmasının sonunda Kütahyanın yetiştirdiği isimlere dikkat çeken Prof. Dr. Nabi Avcı, Açık Üniversiteye kaydolduğunuz için sizleri tebrik ederim. Çok güzel konu başlıklarıyla, güzel bir program hazırlanmış. Siz Kütahyalısınız, Film Yönetmeni Ahmet Uluçaya borcunuz var. Hepinizin Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmini tekrar tekrar izlemesi lazım. Nefis bir filmdir, her Kütahyalının o filmi izlemesi, Hisarlı Ahmeti dinlemesi, Ahmet Yakupoğlunun resimlerini bilmesi lazım. Bu açık üniversite inşallah bütün bunlara kapı açıyor diye konuştu.
Öğrencilere kitap ve film tavsiyesinde bulunmayı da ihmal etmeyen ve Marshall McLuhan'ın "Medyayı Anlamak" kitabı ile Sydney Pollackın yönetmenliğini yaptığı "Akbabanın Üç Günü" adlı filmini öneren Prof. Dr. Nabi Avcı, Roman, şiir, film, müzik bazen pek çok teorik açıklamadan daha fazlasını yapar, daha derinden anlamamızı sağlar. Onun için en az bir şairinizin, bir roman yazarınızın, bir hikaye yazarınızın ve bir film yönetmeninizin olması gerekir dedi.
Açılış dersine, Vali Ahmet Hamdi Nayir, Kütahya Belediye Başkan Yardımcısı Ali İhsan Ertaş, İl Emniyet Müdürü Hasan Çevik, AK Parti İl Başkanı Ali Çetinbaş, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Ceyda Çetin Erenler, bazı daire müdürleri, STK Temsilcileri, akademisyenler, yazarlar ve öğrenciler katıldı.
Program sonunda, Vali Ahmet Hamdi Nayir ve Belediye Başkan Yardımcısı Ali İhsan Ertaş, Prof. Dr. Nabi Avcıya hediye takdiminde bulundu.

Fotoğrafları Paket Halinde İndirmek İçin Tıklayınız.